Ahmet İnci tarafından yürütülen bir programla, Artvin – Borçka – Camili izole bölgesinde bulunan Saf Kafkas Kolonilerin en yüksek verimlileri 5 yıllık bir izleme sonucu belirlenmiş ve çalışmalar devam etmektedir. Tespit edilen en yüksek verimli kolonilerden alınan larvalardan üretilen ana arılar yine en yüksek verimli başka kolonilerden alınan erkek arıların spermleri ile döllenmektedirler. Dölleme işlemi Camili’deki TEMA Vakfı’nın suni tohumlama labaratuarında geliştirilmiş en son teknikler kullanılarak 15 yıllık deneyimli elemanlarca yapılmaktadır. Bu ana arılar Super Kafkas Ana arılar olarak sözleşmeli ana arı yetiştiricilerimizin hizmetine verilmektedir.

İki önemli ırkın işçi arıları
Solda sarı renkli İtalyan arısı, sağda siyah renkli Karniol arısı
Orta Anadolu’ nun sarı rekli orijinal arısı
Karniol arısı
İtalyan hibriti altın arılar

Saf Irk Arılar:

Saf ırk olarak vasıflandırılan arılar; hem dünya üzerinde orjinal olarak bulundukları bölge itibarı ile hem de fizyolojik ve morfolojik özellikleri nedeni ile diğer ırklardan ayrılırlar. Saf ırklar ortak vücut özelliklerine sahiptirler. Bal arısı ırkları doğal seleksiyon sonucu oluşmuşlardır. Tek örnektirler. Her ırk doğal çevresine uyum sağlamıştır. Saf ırk arılar birbirleri ile çiftleştiklerinde, yavrular sürekli her kuşakta ana ve babanın genetik karakterlerini tam olarak gösterirler.

Herhangi bir bölgenin arılarına saf diyebilmek için o bölgede bulunan tüm kolonilerin işçi arılarının tamamında ırk özelliklerinin görülebilmesi gerekir. Kullanımda ise saf ırk koloniler, en az 4 kuşak yetiştirmede hiçbir genetik değişiklik göstermeyen, tecritli bölgelerde veya suni tohumlama ile döllenen ana arıları ihtiva eden arı kolonileridir.

Kafkas arısı (Apis mellifera caucasica), Karniol arısı (Apis mellifera carnica), İtalyan arısı (Apis mellifera Italica) dünyaca bilinen önemli bal arısı ırklarıdır. Her ırkın farklı morfolojik özellikleri bulunmaktadır.

Melezlenme Genetik Kirlenme Nedir?

Bal arıları, biyolojileri gereği uçarken çiftleştikleri için çok kolayca melezlenmektedirler.
Doğal döllemede erkek arılar ana arının salgıladığı feremon hormonunu 12-18 km mesafeden algılayarak ana arıları bulur ve uçarken döllerler.

Melezlenme herhangi bir yörede bir veya birkaç ana arının başka ırktan erkek arılarla döllenmesi ile başlar ve arıların döllenme biyolojileri nedeniyle zamanla tüm yöre melezlenir. Arı biyolojisinin bu özelliğinden dolayı melezlenme çok hızlı bir şekilde tüm kolonilerde meydana gelmektedir. Herhangi bir havzada bir kaç koloni melezlenmiş ise o havzada melezlenmeyi durdurmak mümkün olmamaktadır. Saf ırk ve lokal ekotipler melezlendiğinde özelliklerini kaybetmekte ve melez nesillerden bir daha saf nesiller üretilememektedir.
Ülkemizde gezginci arıcılığın çok yoğun olarak yapılması nedeni ile melezlenme çok zararlı boyutlara ulaşmış, bazı lokal ırklar ve ekotipler kaybolmuşlardır. Bu durumun sonucu, ileri kaşaklarda (generasyon) verimsiz ve dejenere melezler ortaya çıkmıştır. Gezginci arıcılık yüzünden Türkiye’deki arı ırklarını büyük bölümü genetik kirlenmeye uğramıştır. Genetik kirlenmeyi önlemenin yolu, mevcut ırkların saflarını elde etmek, koruma altına almak ve bunların ana arılarını üreterek arıcıların hizmetine vermektir.

Kafkas Arısı:

Kafkas arısının (Apis mellifera Caucasica) ana yurdu Kafkasların dağlık bölgesidir. Kafkasların alçak ovalarında sarı abdomen halkalı olan Apis mellifera Remipes alanlarına kadar değişik lokal formları bulunmakla birlikte bizi ilgilendiren, dağ arısı da denen yüksek rakımlı bölgelerin uzun ve karlı kışına adapte olmuş siyah renkli arılardır.

Dış Görünüşü: (Morfolojik Özellikleri)

Diğer arılardan daha iridirler. Gözden çıkan işçi arıların ağırlıkları 70 – 80 mg.dır. Kitin esmer renktedir. Geçit formlarının ilk abdomen halkasındaki iki adet kahverengi leke bulunur. Dağlık yöre Kafkaslarının tüm abdomen halkaları siyahtır. Kıllarda gri renk baskındır. Erkeklerin thoraksları siyahtır. Arı ırkları içinde en uzun dilli olanıdır. Uzun dilleri sayesinde derin tüplü çiçklerden de nektar toplayabilirler. Dil uzunlukları 6.6 – 7.25 mm. dir. Ortalama 7.09 mm Cubital indeks 2.16 ile normaldir.

Koloni Davranışları: (Fizyolojik Özellikleri)

İyi bir yavru yetiştiricisidir. Kuvvetli koloniler teşkil eder. Kıştan zayıf çıkar, ilkbahar başında gelişme çok erken başlar ve düzenli seyreder. Koloninin gelişme sürecinde ana arı bir günde 1100 – 1500 yumurta yumurtlayabilir. Gömeçler üzerinde sessizdir. Kontrol için çerçeveler kovandan çıkarıldığı esnada bile yaptıkları işlere devam eder. Uysaldır, hırçın ve sokucu değildir. Çok düzgün gömeç yapar ve sırlar. Göz sırları koyu renklidir. Propolisi çok taşır ve kullanır. Balı ilk önce kuluçkalığa, sonra da ballığa depolar. Güçlü bir yiyecek toplama yeteneğine sahiptir. Fazla bal yapar ve yavru gözlerine yakın depolar. Yeni yiyeek kaynağı aramada çok başarılıdır. Zengin nektar kaynaklarını çok iyi değerlendirir. Kıt kaynaklardan da en ekonomik yararı sağlar. Yağmacılık eğilimleri fazladır. Doğal oğul verme eğilimleri zayıftır. Araştırmalar normal şartlardaki kolonilerin % 13 ünün oğul verdiğini göstermiştir. Doğal habitatlarında ağır ve uzun kış şartlarında üstün kışlama yeteneğine sahiptir. Sonbaharda küçük bir delik hariç, uçuş deliğinin diğer kısımlarını propolis perdesi ile kapatır. Yiyecek depolarını çok iyi korur ve tutumlu kullanır. Sayılan bu özellikleri ile Dağ arısı olarak da adlandırılan Kafkas arıları, kışı soğuk ve karlı iklimlerde başarılı, dünyadaki iki önemli arı ırkından birisidir.
Kafkas arısı, ABD’nin kuzey eyaletlerinde, Kanada’da, Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinde, Rusya’nın hemen her yerinde, Çin’de, Mançurya ve Moğolistan’da, Orta Asya Cumhuriyetlerinde ve soğuk iklime sahip diğer bazı ülkelerde başarı ile kullanılan en önemli arı ırkıdır.

Kafkas Arısının Kuzeydoğu Anadolu Bölgesindeki Mevcut Durumu:

Gezginci arıcılık başlamadan önce Ardahan, Artvin, Kars ve bazı çevre illerde Kafkas arısı saf olarak bulunuyordu. Çünkü doğal coğrafya Kafkas arılarının saf olarak kalabilmesini sağlıyordu. 1950’li yıllarda gezginci arıcılığın başlaması ile bu illere çevre bölgelerden gelen farklı ırktan Suriye arısı, İran arısı, Anadolu arısı ve Muğla arısı gibi arılar Kafkas arısını melezlemişlerdir. Artık bu illerde Kafkas arısı saf olarak bulunmamaktadır. Saf Kafkas arısı 1983 yılında Ardahan’ın Posof ilçesi dolaylarında bulunabilmişken, bugün Posof ve çevresinin de melezlendiği görülmektedir. Zaman zaman Artvin-Zeytinlik , bölgesinde, bazen de Posof’ta konaklayan (ve melezlenmiş olan) Ardahan Arıcılık Üretme İstasyonu kolonileri ile 1999 yılında başka bölgelerden getirilerek Ardahan köylülerine dağıtılan 1550 koloni bu melezlenmeyi tetiklemiştir. Ayrıca Akdeniz Bölgesinden gelerek Ardahan’da konaklayan bir ana arı üretim işletletmesi de, tüm bölgeye ana arılar satarak melezlenmeyi daha da hızlandırmıştır.

Kafkas arısının bulunduğu bu bölgenin çevresindeki İran, Ermenistan, Suriye ve Anadolu arılarının tamamı sarı abdomen halkalı arılardır. Siyah renkli Kafkas arısı, çevreden gelen sarı renkli kolonilerle melezlendiğinde, Kafkas koloniler de sarı renkli işçi arılar ortaya çıkmaktadır. Böylece melezlenme kolayca görülebilmektedir.

Camili Havzası’nda Saf Kafkas Irkı Arı Varlığının Belirlenmesi:

Artvin ilinin Borçka ilçesi Camili Havzası’ndaki tüm kolonilerin saf Kafkas olarak kalabildiği, 1998 ve daha sonraki yıllada yapılan bilimsel çalışmalarla belirlenmiştir.

[one_fifth]Rapor 1
Ahmet İnci, Ziraat Yük.Müh.
TEMA Arıcılık Uzmanı
23.04.1998[/one_fifth] [one_fifth]Rapor 2
Aykut Kence Prof.Dr.
ODTÜ
02.02.1999[/one_fifth] [one_fifth]Rapor 3
Ahmet Güler Doç.Dr. OMÜ
Mustafa Gökçe Ziraat Müh.
Arıcılık Araştırma Md. Ordu
19.05.1998[/one_fifth] [one_fifth]Rapor 4
Osman Kaftanoğlu Prof.Dr.
Ve Arkadaşları.
2000[/one_fifth] [one_fifth_last]Rapor 5
Aykut Kence Prof.Dr.
ODTÜ
23.05.2003[/one_fifth_last]

 

Camili Havzasının Özelliği:

Camili Havzası, Gürcistan sınırında, akarı Gürcistan’a giden, giriş ve çıkışı askeri izne tabi, ulaşımın kar yağışından dolayı 6 ay mümkün olmadığı, Çoruh Vadisi’nden 1800m. Yükselip Karçal dağ silsilesini aşarak tekrar 400 m. Kota kadar inilen bir vadidir. Bu vadide bulunan 6 köyde 1998 yılı tespitlerine göre çerçeveli ve kara kovanlarda, yaklaşık 2400 koloni bulunuyordu. Şimdi koloni mevcudu bir kat artmıştır. Havzanın askeri bölge olması, ulaşım zorluğu ve coğrafi engeller bu vadiye dışardan arı girişini önlemiş ve melezlenme olmamıştır. Vadideki tüm koloniler Saf Kafkas olarak kalabilmiştir. Halen kolonilerin bir kısmı kara kovanlardadır ve yabani hayvan tahribatına karşı önlem olarak yüksek ağaçların tepesinde tutulmaktadır.

 

Camili Havzasında TEMA Vakfının Yaptığı Arıcılık Çalışmaları:

TEMA Vakfı’nın kuruluş nedenlerinden birisi doğal varlıkları korumadır. Camili Havzası ekolojik dengelerin ve biyolojik zenginliğin korunmaya devam ettiği Türkiye’nin sayılı alanlarından biri olarak dünyanın büyük ilgisini çekmektedir. Havza’da orman örtüsü kaldırılarak çay ve fidanlık gibi monokültür tarım ürünlerine yönelme olmamış; ulaşım zorluğu ise orman kesimine imkan vermemiştir. Sınır bölgesi olması nedeniyle bölge halkı dışındaki insanların havzaya gidiş-gelişlerinin kısıtlı olması da tahribatı en az düzeyde tutmuştur. Camili Havzası’nda çiçekleri hava kirliliği soldurmamakta, derelerdeki balıkları deterjanlar öldürmemekte, yaban hayatını avcılar yoketmemekte, tarım topraklarını kimyevi gübreler bozmamaktadır.
Henüz ekolojik dengenin bozulmadığı böyle bir havzada TEMA Vakfı kırsal kalkınma projesi başlatırken projenin doğal varlıkları tahribe değil, korumaya teşvik etmesini esas almıştır. Bu yöndeki ekonomik faaliyetlerden birisinin arıcılık olduğu tespit edilmiştir. Verimli Saf Kafkas Arının Türkiye’de yalnız bu havzada kalmış olması da bölgenin önemini ön plana çıkarmış bulunuyor. Ülkemizde damızlık Saf Kafkas Ana Arıların üretilebileceği ikinci bir yer mevcut değildir.
Havza’da arıcılık ve özelllikle ana arı üretimi Camili’de yaşayan insanlara ekonomik fayda sağlaması yanında ülke arıcılığının geliştirilmesinin de lokomotifi olcaktır. Nitekim Artvin Valiliği ildeki kolonilerin Kafkaslastırılması projesini uygulamaya koymuş, diğer iller de bu yönde çalışmaları başlatmış bulunuyor.

Yukarıdaki gerçeklerden hareketle TEMA Vakfı şu çalışmları başlatmıştır:

  • Arıcılık uzmanı Ahmet İnci ile danışmanlık sözleşmesi yapılmıştır.
  • Camili havzasına dışarıdan koloni ve diğer canlı arı materyali girişini önleyici tedbirler konusunda Artvin Valiliği, Borçka Kaymakamlığı, İl ve İlçe Tarım Teşkilatları, Jandarma Teşkilatı ve Orman Teşkilatı ile işbirliği yapılmıştır.
  • Havzada arıcılara teknik olarak yardımcı olan bir arıcılık yayım elemanı görevlendirilmiştir.
  • Yayım elemanının işletmeleri ziyaret edebilmesi için bir araç tahsis edilmiştir.
  • 1998 yılında bir kısım üreticiler Ankara’da üç aylık ana arı üretim eğitimine alınmıştır.
  • Eğitilen üreticilere destek verilerek ana arı üretim işletmeleri kurdurlmuştur. 1999 yılında 2000 adet Saf Kafkas Ana Arı üretimi gerçekleştirilmiştir.
  • 2000 yılında havzadan 25, havza dışından 10 kişiye 20 günlük ana arı üretimi eğitimi verilmiştir. Bu eğitim, ana arı üretim işletmelerinde pratik olarak devam ettirilmiştir.
  • Seleksiyon ve suni tohumlama çalışmaları başlatılmıştır.
  • Ana arı üreticilerinin ve diğer arıcıların üretim girdilerini temin etmek ve ürettikleri ürünleri pazarlayabilmelerini sağlamak için üreticilerin ortak olduğu MACAHEL Arıcılık A.Ş. kurulmuştur. Bu şirket TEMA Vakfı ve proje sponsoru olan TEMA Vakfı Başkan vekili Nihat Gökyiğit tarafından desteklenmektedir.
  • Havzada üretilen Saf Kafkas ana arılar yerel örgüt Macahel Arıcılık A.Ş. tarafından arıcılarımıza sunulmaktadır. 2000 yılında bu şirket eli ile 3000 ana arı pazarlanmıştır.
    2001 yılında 4000, 2002 yılında 5000, 2003 yılında 6000 Saf Kafkas Ana Arı üretimi gerçekleştirilmiş ve pazarlanmıştır.

Arıcılık Eğitim ve Araştırma Merkezi:

TEMA Vakfı’nın Camili Kırsal Kalkınma Projesi doğultusunda yapılan geliştirme çalışmaları içine Camili Köyü’nde bir “Eğitim Konaklama ve Araştırma Merkezi” kurulması da dahil edilmiştir. Sponsorluğunu TEMA Vakfı Başkan Vekili Sayın Nihat Gökyiğit’in üstlendiği bu merkez 75 kişilik eğitim gereksinimini ve 45 kişinin konaklama gereksinimini karşılayacak kapasitede olup, arıcılık için eğitim salonları, suni tohumlama, ana arı kalite kontrol ve arı ıslah laboratuarlarını ihtiva etmektedir. 2002 yılı üretim sezonunda sisteme giren, bu merkez Türkiye’de arıcılık için yapılmış en büyük eğitim yatırımı olmaktadır.

Seleksiyon Çalışmaları:

Program Ahmet İnci tarafından yürütülmektedir.

Camili Havzasında 1998 yılında yapılan tespitte havzada 2400 koloninin varlığı belirlenmiştir. Koloni mevcudunun yaklaşık yarısının çerçeveli kovanlarda yarısının da kara kovanlarda oldugu tespiti yapılmıştır. Mevcut kara kovanların yine yaklaşık yarısının ormanda ağaçların tepelerinde olduğu belirlenmiştir.
Özetle havzada 1200 çerçeveli koloni, 1200 kara kovan, kara kovanların 600 kadarının ağaçların tepelerinde bulunmakta idi.
1998 yılında havzadan 13 genç, ana arı üretim eğitimi için Kazan’da İnci Arıcılığın tesislerine götürülmüşler ve kendilerine üç ay arıcılık ve ana arı üretimi eğitimi verilmiştir.
Havzanın kolonileri hakkındaki ilk tespit 1998 yılında yapılmış ve verim bilgileri koloni sahiplerinin ifadelerine dayandırılmıştır. Havzadaki kolonilerin bal verimleri yıldan yıla değişmekle birlikte ortalama bal verimi 10 – 20 kg arasında bulunmaktadır.
Bu kolonilerin arasında 70 – 80 kg bal verenleri olduğu gibi ortalamanın altında 3 – 5 kg bal verenleri de vardır. Verimde fevkalade bir değişiklik görülmektedir.
Bu kadar yüksek degişikliğin nedenleri; ağaçların tepesinde olan kara kovanlara hiç bakım ve beslemenin yapılamaması, arılıklarda olan kara kovanlara sadece varroa ilacı vermenin dışında hiç müdahele edilmemesidir. Kolonilerin ana arılarının değiştirilememesi de verim düşüklüğünün önemli nedenlerinden birisidir. Çerçeveli kovanlardaki kolonilerde bakım ve besleme teknikleri ise yok denecek kadar azdır.
Varyasyonun bir başka ve önemli sebebi ise genetik nedenlerdir.
Camili havzasında önceki yıllarda tesbit edilen en yüksek bal verimli yani en az 70 – 80 kg bal veren koloniler projenin damızlık kolonilerini oluşturmaktadır.
Ana arı üretiminde kullanılan larvalar bu kolonilerden alınmaktadır.
Havzada doğal döllenen ana arılar için teorik olarak 80 kg lık ana hattı ile havzanın ortalaması olarak kabul edilebilecek 20 kg lık baba hattının toplamının yarısı kadar bal verim özelliği taşıyacağı söylenebilmektedir.
Yani larva alınan koloni 80 kg + havzanın ortalaması 20 kg = 100/2 = 50 kg
Yetiştirilen ve havzada doğal döllenen birinci generasyon ana arıların işçi kızlarının beklenen verimlerinin 50 kg olduğu söylenebilmektedir.
Seleksiyon programındaki en önemli husus, ana arı üreten işletmelerde kolonilerin ana arılarının üretilen ana arılarla değiştirilmesidir.Böylece ana arı üreten işletmelerin kolonilerinin erkek arıları ilerleyen yıllarda 70 – 80 kg kapasiteli erkek arılar olmaktadır.
Bilindiği gibi erkek arıların tüm özellikleri ana arılardan gelmektedir.
İlerki yıllarda ana arı üretim işletmesinde üretilen ana arıların anaları 80 kg babaları da 80 kg olmaktadır.
Ancak bu teorik sonuca pratikte % 100 ulaşmak mümkün olmamaktadır.
Bilhassa çevrede bulunan kara kovanlardaki ana arıların değiştirilemeyişi bu teorik sonuca ulaşmayı engellemektedir.
1999 Yılında Havzada ana arı üretimine geçildiğinde Camili merkezinde Macahel A.Ş. nin, Özden Gülbin’in Kayalar köyünde Ömer Güner’in ve Efeler köyünde Nazım Kahya’nın arılıklarının en verimli kolonileri seçilerek larva alınacak koloniler olarak tesbit edilmişlerdir. Ve üretime başlanmıştır.
2000 yılında tüm havza kolonilerinin en verimlilerini tespit çalışmaları başlatılmıştır.
Daha önceki yılların verimleri hakkındaki bilgilere ilave olarak 1999 ve 2000 yıllarının gerçek verim bilgileri ile havzanın en verimli kolonileri belirlenmiştir.
Macahel A.Ş. bu verimli kolonileri sahiplerinden satın alma teklifinde bulunmaktadır.
Satmaya razı olanlardan bu koloniler satın alınarak Macahel A.Ş. nin kolonilerine katılmaktadır.
Sahipleri ikna edilemeyen koloniler, sahiplerinde kalmakta; sahiplerinde kalan bu kolonilerden Suni Tohumlama labaratuarına erkek arılar alınmaktadır.
Bölgede belirlenen en yüksek performanslı 30 koloni Macahel A.Ş. tarafından satın alınarak Macahel A.Ş. nin arılığına edindirilmiştir.
Yine belirlenmiş bir kısım yüksek verimli koloni de satın alınarak ana arı üretimine yeni başlıyor olanlara damızlık koloni olarak kullanmaları için verilmiştir.
Diğer yandan yüksek verimlilikleri saptanmış ancak satın alınamayan bir kısım kolonilerden larvalar alınarak Macahel A.Ş. nin arılığında ana arı yetiştirilmiştir.
2004 yılına kadar süren bu çalışmalar sonucu Macahel A.Ş. nin arılığında yüksek verimli 50 adet sellektif koloni oluşmuştur.
Halen üreticilerin elinde de en yüksek verimli koloniler olarak belirlenen ve damızlık koloni olarak kullandıkları 20 adet koloni bulunmaktadır.
Diğer yandan havzada geleneksel arıcılık devam ettirilmektedir.
Geleneksel arıcılığın kara kovanları hemen hemen her arılıkta bulunmaktadır.
Havzadaki kara kovanlarından en verimli 30 adedi belirlenmiştir.
Bu kara kovanlardan, genelde suni tohumlama laboratuarına erkek arılar alınmaktadır.

SUNİ TOHUMLAMA LABORATUARI:

Suni tohumlama laboratuarı 2001 yılında kurulmuş ve suni tohumlanmış ana arı üretimi başlatılmıştır.
Seleksiyon programı ile belirlenmiş yüksek verimli kolonilerden üretilen ana arılar yine yüksek verimli kolonilerin erkek arıları ile döllenmektedirler.
Bu çalışmada baba koloni net olarak bilinmektedir.
Laboratuar 2001 yılında geçici olarak bir ahşap binada sisteme sokulmuş 2003 yılının Ağustos ayında Camili köyünde A.Nihat Gökyigit Eğitim ve Konaklama Merkezindeki yerine taşınmıştır.
ODTÜ ile birlikte yürütülen semen saklama araştırması sonuçlarına göre spermler 15 günlük süreçte güvenle muhafaza edilebilmektedir.
180 mg ın altında doğum ağırlığı olan ana arılar operasyona alınmamaktadır. 215 mg ın altındaki ana arılar satışa verilmemektedir.
Havzadaki Ana Arı Üretim işletmelerindeki sellektif kolonilerden üretilen ana arıların bir kısmı yine havzada tespit edilen başka arılardaki sellektif kolonilerin erkekleri ile suni tohumlanarak işletme sahibine geri verilmektedir.
Ana Arı Üretim işletmeleri ilerki yıllarda bu ana arıları damızlık olarak ellerinde tutmaktadırlar. Böylece akrabalı yetiştiricilik önlenmektedir.
Süper Saf Kafkas Ana Arıların yetiştirildiği merkez işletmede akrabalığı önlemek için ilk yıldan bu yana kayıtlar titizlikle tutulmaktadır.

Laboratuarın temel donanımları:

2 adet son model suni tohumlama cihazı A. Şhilay
2 adet zais binoküler mikroskop
3 adet soguk ışık kaynağı
4 adet CO2 gaz tüpü
1 adet ışık mikroskop
1 adet dijital kamera
1 adet derin soğutuculu buzdolabı
1 adet O.1 C dereceye ayarlanabilen inkübatör
1 adet 0.001 gr hassasiyette elektronik terazi
1 adet mikro santrifüj
Sürekli güç kaynağı jeneratör
Sabit oda sıcaklığı sağlayan sistem

Seleksiyon Programı ve Suni Tohumlama Laboratuarında Görevli Personel:

Ahmet İnci: Ziraat Yük.Müh., Seleksiyon ve suni tohumlama çalışmaları programı sorumlusu
Zeynep Yılmaz: Ziraat Yük. Müh., Laboratuardaki suni tohumlama programı sorumlusu
Mehmet Ali Bayrak: Ziraat Müh., Satılan tüm ana arıların satıldığı üreticilerdeki performanslarını tespitte ve izlemekte görevli
Selim Yıldırım: Profesyonel ana arı üreticisi, Süper Kafkas Ana arıların üretimi sorumlusu ve suni Tohumlanmış Ana arıların bakım ve beslenmesinde görevli
Muhammet Erkan: Arıcılık Teknikeri, Damızlık kolonilerin tespitinde, kayıtlarını tutmada ve ana arıların üreticilerden alınmasında ve sevkiyatında görevli
İbrahim Kahya: Suni Tohumlanacak Ana arıların üretiminde, bakım ve beslemesinde görevli yardımcı eleman
Filiz Gülbin: Laboratuarda görevli elaman, tüm ana arıların tartımında ve kayıtların tutulmasında görevli