Bölüm 5:

TÜRKİYE GENELİNDE ARICILIĞIN SAĞLIK SORUNLARI

1.Kitlesel Ölümler Oluyor; Arıcılık Çökmekte:

45. Apimondia Kongresine Gelen Tebliğlerde 2016-2017 Kışı Koloni Kayıpları

2016 – 2017 kışında ciddi boyutta arı ölümleri bilgileri gelmesi sonucu Bakanlıkça görevlendirilen kuruluş ve kişiler ölümleri belirlemişler ve bu bilgileri 45. Apimondia kongresine tebliğ olarak getirmişlerdir.

Hacettepe Üniversitesi’nden Aslı Özkırım ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada 2016 -2017 kışında çalışılan Marmara bölgesindeki koloni kayıplarının  %41,2 olduğunu belirlemişlerdir. (Tebliğ: Abstract 04961)

Uludağ Üniversitesi’nden Ahmet Onur Girişkin ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada 2016 – 2017 kışında özellikle Güney ve Batı Anadolu bölgesinde arıcıların kayıplarının %25 ila %75 arasında olduğunu belirlemişlerdir. (Tebliğ: Abstract 0260)

Uludağ Üniversitesi’nden Hasan Hüseyin Oruç ve arkadaşları yaptıkları çalışmada 2017 yılı erken ilkbaharında Çukurova bölgesinde kolonilerin %30 – %80 oranında öldüğünü bildirmişlerdir. (Tebliğ: Abstract 0326)

2018 Ekim Muğla Kongresinde ve Kasım Armasad toplantısında alınan bilgiler:

Her iki toplantıda Macahel Arıcılık standını ziyaret eden arıcılarla görüşmelerde 2018 yazın da koloni kayıplarının %50’nin üzerinde olduğu belirlenmiştir.

Macahel Arıcılık A.Ş.’nin 2018 Yılı Üretim Sezonunda Ankara, Artvin ve Muğla’daki Tespitleri:

Ankara’da 14 arılıkta erken ilkbaharda toplam 1528 olan kolonilerin sezon sonuna kadar 1127 adedi ölmüş 401 adedi kalmıştır. (Fatih Uçak) Koloni kaybı %79,7 olmuştur.

Artvin’de erken ilkbaharda 17 arılıkta toplam 1160 koloni varken sezon sonuna kadar 624 koloni ölmüş 536 adet kalmıştır. Koloni kaybı %54 olmuştur. (Muhammed Erkan)

Muğla’da 10 arılıkta çam balına girerken toplam 3622 koloni varken çam balı sonrası 2700 sağlam koloni kalmıştır. Sadece çam balı süresince kayıplar %25 olmuştur. (Gürcan Daşgın)

TAB Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Şahin’in Beyanları:

Ziya Şahin’de 2018 üretim sezonundaki yüksek kayıpları teyit etmektedir. Ziya Şahin 5 Aralık 2018’de FOX TV Televizyon Programında Türkiye genelinde 2018 üretim sezonunda koloni kayıplarının %50’nin üzerinde olduğunu, bazı bölgelerde bu oranın %90’lara çıktığını ifade etmiştir.

Sonuç: Arıcılık Çökmekte

Üniversiteler tarafından 45. Apimondia Arıcılık Kongresi’nde tüm Dünya’ya deklere edilen %50’nin üzerindeki 2016-2017 kış kayıpları bildirimlerinden; 2018 ilkbaharına ölmeden çıkan kolonilerin ise 2018 üretim sezonunda tekrar en az %50 fire verdikleri, Muğla Kongresi ve Ankara Armasad toplantılarından ve Macahel Arıcılık A.Ş.’nin Ankara, Artvin ve Muğla tespitlerinden anlaşılmaktadır. Bu ölümleri TAB Yönetim Kurulu Başkanı da teyit etmektedir. Türkiye Arıcılığı 2018 yılında toplamda en az %75 kayıp vermiştir. Arıcılık kelimenin tam anlamı ile çökmektedir.

2. Yapılan Ülkesel Yanlışlar

 2011 yılında Ege Bölgesi’nde Tarım Bakanlığı’nın Yaptığı ArıSağlığı Araştırması:

Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayşen Beyazıt ve arkadaşlarının yaptığı “Ege Bölgesi İllerinde Önemli Arı Hastalıklarının Yaygınlığının Araştırılması” çalışması:

ÖZET 

Bu çalışmada Ege Bölgesi’nde; başta Muğla olmak üzere, Aydın, İzmir, Denizli, Manisa, Kütahya ve Uşak illerinde yetiştirilen balarılarında; önemli bakteriyel, mantar, parazitler ve viral hastalık etkenlerinden Amerikan Yavru Çürüklüğü (AYÇ) hastalığı,  Avrupa Yavru Çürüklüğü (AVYÇ) hastalığı, kireç hastalığı, nosemosis, varroosis, acarosis, akut arı felci, kronik arı felci ve siyah kraliçe hücre hastalığı gibi hastalıkların yaygınlığının araştırılması amaçlandı.

Basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 394 arı işletmesinden örnekleme yapılarak, her işletmeyi temsilen yeteri miktarda yavrulu petek ve kabartılmış eski petek numunesi ile ortalama 300 kadar arı alındı. Laboratuarda gerekli çekimler, mikroskobik muayeneler ve testler yapılarak izole edilen hastalık etkenleri identifiye edildi.

Numune alınan 394 arı işletmesinden 5 (% 1.27)’inde AYÇ hastalığı etkeni P. Larvae, 4 (% 1.01)’ünde AVYÇ hastalığı etkeni M. pluton izole ve identifiye, 5 (%1.27)’inde kireç hastalığı etkeni olan A. Apis izole edildi. Çalışılan 73 temel petek işletmesine ait petek numunelerinde AYÇ hastalık etkeni tespit edilmedi. Arı işletmelerinin 135 (% 34.26)’inde nosemosis tespit edildi. Nosemosisli işletmelerin 90 (%22.84)’ında hafif, 33 (% 8.37)’ünde orta ve 12 (% 3.04)’sinde şiddetli enfeksiyon görüldü. İşletmelerin 217 (% 55.08)’sinde varroosis tespit edildi. Varroosis tespit edilen işletmelerde bulaşıklık en az %0.20, ortalama %1.17 ve en fazla %60.84 oranında bulundu. Arıların hiçbirinde A. woodi tespit edilmedi. Ayrıca işletmelerin 5 (%1.27)’sinde büyük petek güvesi (galeriamollonella) larvaları görüldü. Bu çalışma arılardaki viral hastalıklardan akut arı felci, kronik arı felci ve siyah kraliçe hücre virüsü hastalıklarının Türkiye’de RT-PCR yöntemi ile arılar ile birlikte arı larvalarında da araştırıldığı ilk moleküler çalışmadır. Siyah kraliçe hücre virüsü hastalığı etkeni olan siyah kraliçe hücre virüsü (skhv) 198 (% 50.25) işletmede, akut arı felci virüsü (aafv) 5 (% 1.27) işletmede tespit edilmiş olup bu bulgu Türkiye’de akut arı felci hastalığı için ilk bildirimdir. Kronik arı felci virüsü (kafv) ise hiçbir numunede tespit edilmedi. Arı işletmelerinden (bir arı işletmesinden en az 10 Varroa olmak üzere) toplanan ve RT-PCR yöntemi ile test edilen 200 Varroa örneğinin 80 (% 40)’inde siyah kraliçe hücre virüsü tespit edildi. Bu bulgu Varroa’larda siyah kraliçe hücre virüsünün bulunması ile ilgili Türkiye’deki ilk bildirimdir.

2011 yılında Tarım Bakanlığı eli ile yapılan bu araştırmada Ege Bölgesi’ndeki arı sağlığı sorunları net olarak ortaya konmuştur. 394 işletmenin tamamı arı sağlığı yönünden bir veya birkaç hastalıkla bulaşıktır. Amerikan Yavru Çürüklüğü gibi ihbarı zorunlu olan hastalıkların da tespit edilmiş olmasına rağmen herhangi bir önlemin alınmadığı görülmektedir.

En az 50 yıldır tüm Türkiye’de bölgeler içinde ve bölgeler arasında çok yoğun gezginci arıcılık yapılmaktadır. Ege Bölgesi’ndeki bulaşıcı hastalık taşıyan koloniler Ege ve çevre bölgelere gittiklerinde hastalıkları da taşımaktadırlar. Diğer bölgelerdeki bulaşıcı hastalık taşıyan koloniler de Ege Bölgesi’ne geldiklerinde hastalıkları da getirmektedirler.

Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı gerek 2011 yılında gerekse takip eden yılında arı hastalıkları Ege Bölgesi’nde ne düzeyde yoğun ise diğer bölgelerde de aynı düzeyde yoğundur.

Temel petekler hijyenik değiller:

Bakterilerin oluşturduğu yavru çürüklükleri ile sporların oluşturduğu Nosema’nın ana bulaşma nedeni temel peteklerdir. Temel petek üreten kuruluşlarda, hastalıklı arılıklardan gelen mumlarda bulunan yavru çürüklüğü bakterilerinin ve Nosema sporlarının ısıl işlemle temizlenmesi gerekir. Temel petek üretimi yapan denetimsiz atölyelerde sterilizasyon ekipmanı yokluğu veya ekipman olsa bile enerji tasarrufu gerekçesi ile ısıl işlem yapılmamaktadır. Hastalıklı arılıklardan gelen mumlardaki bakteri ve sporlar temel peteklerle temiz arılıklara dönmektedir.

Varroa Paraziti

Varroa Paraziti

Varroa Paraziti

Nosema Sporları

Nosema Sporları

Yavru Çürüklüğü

Yavru Çürüklüğü

Yavru Çürüklüğü

Kontrolsüz Gezginci Arıcılık ve Arı Ticareti ile Hastalıkların Yaygınlaşması

Muğla Örneği:

Türkiye’de mevcut kolonilerin %50’si, yaklaşık üç milyon koloni ile gezginci arıcılık yapılmaktadır. Arıcılar kolonilerini hiçbir kısıtlama olmaksızın Türkiye’nin her yerine götürebilmektedirler. Bu serbestliğin sonucu örneğin Muğla İline, Eylül ayında anormal bir yığılma olmaktadır. Oysa Muğla ilinde arıların nektar topladığı Basralı orman alanı 60-70 bin hektardır. Bir hektar alana azami 10 koloni hesaplandığında bu kadar Basralı alandan yararlanabilecek azami koloni kapasitesi 600 – 700 bin adettir. Muğla ilinin 1 milyon olan yerli koloni varlığına ilaveten çam balı üretimi için 1,5 milyon koloni de diğer bölgelerden gelmektedir. Yani nektarlı alan kapasitesinin en az beş katı koloni aynı basralı alana yığılmaktadır. Aşırı yığılma sonucu aynı alandan kolonilerin toplayabildikleri nektar sadece kendi yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yetmektedir.

Koloniler hasat için yeteri çam balı stoklayamamaktadırlar. Koloniler Anadolu’dan topladıkları balları, çam balı ile karıştırmakta, saf Çam balı üretilememektedir. Bu nedenle bir ihraç ürünü olan çam balı üretimi fevkalade azalmış ve ihracatı son yıllarda durmuştur.

Diğer yandan gezginci arıcılıktaki bu aşırı yığılmalar hastalıkların ve parazitlerin daha hızlı yayılmalarına neden olmaktadır. Bazı yerlerde arılıkların birbirlerinden uzaklıkları birkaç yüz metredir veya arılıklar iç içe yerleştirilmektedir. Birkaç bin koloninin arı uçuş mesafesinde bir arada olması yağmacılığı tetikleyen en önemli nedendir.  Her arılıkta sağlıksız ve zayıf kolonilerin de olması kaçınılmaz olduğundan sağlıksız ve zayıf koloniler yağmalanmakta, yağma sırasında da parazit ve hastalıklar diğer kolonilere bulaşmaktadır. Yığılmanın yarattığı en önemli sorun yağmacılığın da artmasıdır. Bu nedenle Muğla ilinde koloni kayıpları yılda  %30-40 gibi yüksek olmaktadır.

 

Muğla’da Su Çukurları Hastalık Bulaşıklığını Tetiklemektedir:

Muğla’da bazı alanlarda 2-3 bin koloninin bir arada oluğunu her zaman görmek mümkündür. Akdeniz Bölgesi’nde sonbahar kurak olduğu için, arılar su ihtiyaçlarını karşılasınlar diye bu kalabalık arılıkların orta yerine bir çukur kazılmakta,  çukur polietilen örtü ile kaplanarak çukura tankerler ve römorklarla getirilen su doldurulmaktadır. Bu su çevredeki tüm kolonilerin arıları tarafından kullanılmaktadır. Bu su çukurları yavru çürüklükleri ve Nosema için son derece olumsuz bir enfeksiyon kaynağı olmaktadırlar.

Arı Sağlığı İçin Uygun Olmayan Kalabalık Arılık/Muğla

Dilek Yarımadası Örneği:

Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki Dilek Yarımadası Milli Parkı kuzey yamacında oldukça yaygın bir Basralı alan bulunmaktadır. Ancak milli park içinde kolonileri konuşlandırmak için uygun konaklama yerleri bulunmadığından park içine koloniler alınmamaktadır.

Dilek Yarımadası girişinde bulunan Güzel Çamlı köyünün 30.000 civarında kolonisi vardır. Güzel Çamlı köyü yerli arıcıları park içindeki Basralı alanlardan yararlanmak için kolonilerini park sınırının dışına, park sınırı boyunca 1-1,5 km eninde 5 km boyundaki alana yerleştirmekteler.

Aydın, İzmir, Denizli ve Türkiye’nin başka bölgelerinden gelen arıcılarda Güzel Çamlı’lı arıcıların arkalarında konaklamaktalar. Bu kolonilerin de adedi 40-50 bine ulaşmakta. Toplamda 70-80 bin koloni 5 km’lik park sınırına konuşlanmaktadır ve batı tarafta park içinde kalan Basralı alandan yararlanmaya çalışmaktadırlar.

Türkiye’nin her tarafından gelen bu kolonilerin hastalıklı ve güçsüz olanları diğer koloniler tarafından yağmalanmaktadır. Böylece Varroa, Nosema ve yavru çürüklükleri gibi parazit ve hastalıklar sağlam kolonilere de hızla bulaşmaktadır. Muğla ve İzmir’de Güzel Çamlı gibi kolonilerin yoğun yerleştirildiği pek çok alan bulunmaktadır.

Köyceğiz Deneyimi:

2017 yılı Mart ayında Ankara Anadolu arılığının koloni adedini artırmak için 200 adet koloni satın alınmıştır. Koloniler önce Afyon’a sonra Gerede’ye getirilmiş, birer bölme alınmış, ana koloniler de Ankara işletmesine verilmiştir. Alınan yaklaşık 300 adet bölme önce İstanbul Ömerli barajına, sonra Karacabey’e, daha sonra da Muğla Köyceğiz Bey Obası Köyüne götürülmüştür. Yıl içinde Varroa için verilen Varroa ilacı ABvarC’nin etkisiz olduğu görülmüştür.  Kasım ayında alternatif ilaç belirlemek için test çalışmaları başlatılmıştır.

2018 yılı Mayıs ayında bölmeler önce Afyon’a sonra da Gerede’ye getirilmiştir. Ankara çevresinde Haziran ayına kadar yağmur yağmaması sonucu oluşan kuraklıktan dolayı bölmeler kış stoklarını yapamamışlardır. Kış stokları için tekrar Köyceğiz’e çam alanına götürülmüşlerdir. Köyceğiz’de koloniler Basradan kış stoklarını 5-8 kg bal toplayarak tamamlamışlardır.

Kasım ayı başlarında %1’in altında Varroa bulaşıklığı ve 5-8 kg balla Püren alanlarında kışa sokulan kolonilerde 20 Ocak 2019’da %6 civarında Varroa bulaşıklığı saptanmıştır. Kolonilerde Kasım ayında %1’in altında olan Varroa bulaşıklığı ve yavrusuzken nasıl oldu da Ocak ayı ortalarında %6 Varroa bulaşıklığına ulaştığını araştırdığımızda, kolonilerin Bey Obası köyü ve çevresindeki uçuş mesafesi alanına Pürenden yararlanmak için başka arıcıların da 10.000 civarında koloni getirdiği bilgisine ulaşılmıştır.

Kış ayların da yakın çevrede başka kolonilerin olmaması durumunda Varroa bulaşıklığı %1’lerin altında tutulabilirken, çevrede yoğun Varroa bulaşık kolonilerin olması durumunda çevre kolonilerden etkilenerek Varroa bulaşıklığının %6’lara çıktığı sonucuna varılmıştır. Eğer arılığınıza arı uçuş mesafesinde yoğun Varroalı koloniler varsa, arılığınızı Varroa zararından korumanız mümkün olmamaktadır.

Arı Ticareti de Türkiye Genelinde Bulaşmayı Yaygınlaştırmaktadır:

Türkiye’de son 30 yıldır geniş çapta arı ticareti yapılmaktadır. Kaymakamlıklar, sosyal dayanışma vakıfları, orman teşkilatı ve son yıllarda da belediyeler arıcılık yapsınlar diye vatandaşlara arı kolonisi dağıtmaktadırlar. 1990’lı yıllarda 800 bin koloni dağıtılmıştır. Bu kolonilerin 400 bin adedini ORKÖY, diğer 400 bin adedini de sosyal dayanışma vakıfları dağıtmıştır.

Tarım Bakanlığı’nın engellemesi ile 2000’li yılların başında bir ara duran dağıtım işi 2010’lu yıllardan sonra tekrar başlamıştır. Dağıtılan kolonilerin kaynağı kamu bütçesidir. Arı verilen vatandaştan geri ödeme istenmemektedir veya çok cüzi bir katkı alınmaktadır.

Kaymakamlık veya orman teşkilatı dağıtım projesi yapmaktadır. Sıra arı teminine geldiğinde arı tüccarları devreye girmektedir. İşi alan tüccar Muğla, Aydın, Çukurova gibi koloninin ucuz olduğu yerlerden ve özellikle daha da ucuz alabildikleri için sağlıksız kolonileri toplamaktalar. Tüccarlar satın aldıkları kolonileri bir de 2-3 parçaya bölerek, 2-3 çerçeve bölmeyi koloni diye kaymakamlıklara veya orman teşkilatına satmaktalar. Yapılan en önemli hata da kolonilerin verildikleri yörenin arı florası geçtikten sonra dağıtılmasıdır. Bu koloniler floranın kurumuş olması nedeni ile bal yapmadıkları için sonbaharda veya kışın ölmektedirler.

Arı tüccarlığı işini son yıllarda arıcı birlikleri yapmaya başlamışlardır. 2015 – 2016 yıllarında Ankara Arıcılar Birliği Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne 10.000 koloni vermiştir. Koloniler Muğla, Aydın ve Çukurova’dan toplanmışlardır. Çoğu hastalıklı bu 2-3 çerçeve koloniler de Ankara’da daha dağıtıldıkları yıl ölmüşlerdir. Sonraki yıllar aynı yanlışlığa devam edilmiştir. Ölümlere gerekçe olarak arı verilen vatandaşların arıcılık bilmedikleri veya iklim şartlarının olumsuzluğu söylenmektedir.

Her zamanki gibi bu işten karlı çıkan arı tüccarları olmaktadır. Arı ticaretinde dağıtılan kolonilerin ırkı ve dağıtıldığı bölgeye uyup uymayacağı belli olmadığı gibi Arı ticaretinin sonucunda da sağlıksız koloniler verildikleri bölgenin kolonilerine arı sağlığı sorunlarını taşımaktadırlar. Nitekim Ankara’da 2018’de daha kışa girmeden tespit edilen koloni kayıpları %50 olmuştur.

 

Arı Sağlığı İlaçlarının Yetersizliği ve Yasaklanmaları:

Arı sağlığında kullanılan ilaçlar ruhsatlı bile olsalar çoğu kez etkin olmamakta veya zamansız ve yanlış kullanılmaktan dolayı fayda sağlamamaktadırlar. 2017 yılında erken ilkbaharda ve sonbaharda ABvarC ilacı Macahel Arıcılık A.Ş.’nin kolonilerinde kullanılmıştır. Kasım ayında kolonilerde yapılan testlerde bulaşıklığın %6,65 olduğu görülmüştür. Ruhsatlı bir ilaç olmasına rağmen ABvarC’nin Varroa’ya etkin olmadığı ortaya çıkmıştır.

Perizin’in (Coumafost) Piyasadan Kaldırılması:

Bayer firması Avrupa’da Perizin üretmediği için çok yaygın kullanımı olan Perizin de piyasadan kaldırılmıştır. 2015 yılında piyasadan kalkan Perizin’in yerine bir Türk firması içinde Perizin olduğunu belirttiği, Bakanlıktan ruhsatlı kek yapısında ve ismi ABvarC olan bir preparatı piyasaya vermiştir. Perizin’in etkinliğini bilen arıcı da,  Perizin içerdiği belirtilen bu ilaca güvenmiş ve kullanmıştır.

ABvarC’nin etkisizliği 2017 yılında ancak anlaşılmıştır. ABvarC’nin Perizin içermediği veya yeteri dozda içermemesi nedeni ile etkisiz olduğu kesindir. Perizin’e ikame olduğu söylenen bu preparata güvenen arıcılar en büyük koloni kayıplarını yaşamışlardır.

 

Fumajilinin Yasaklanması (Fumudil B)

Bir mantardan elde edilen bu antibiyotik 1960’lı yıllardan bu yana Nosema tedavisinde kullanılmakta idi.  2015 yılında bu antibiyotik te yasaklanmıştır. Şu anda Nosema’ya kullanılabilecek ruhsatlı bir preparat bulunmamaktadır.

 

Antibiyotiklerin Yasaklanması

Arı sağlığında çok önemli olan Avrupa Yavru Çürüklüğüne karşı kullanılan antibiyotikler de yasaklanmıştır.

Bazı Varroa ilaçlarının Yüksek Dozlarının Ana Arıların Kısırlaşmasına ve Ölümlerine Neden Olması:

Varroa Mücadelesinde kullanılan en önemli kimyasalların başında Amitraz gelmektedir. Türkiye’de 18 olan ruhsatlı Varroa ilaçlarının 4 adedi Amitraz etkin maddeli ilaçlardır. Sıvı veya kartonlara emdirilmiş olarak hazırlanmaktadırlar.

Amitrazın bal arısına toleransı çok yüksektir. Bunun için bir koloniye 500 mg.’a kadar Amitraz içeren ruhsatlı preperatlar vardır. Ancak yüksek dozlardaki Amitraz ana arı ömür ve üretkenliğine olumsuz etki etmektedir. Amitraz ana arıları doğrudan öldürmese bile kısırlaştırmaktadır. Yumurtlayamayan ana arılar da koloniler tarafından öldürülmekte ve koloni ana arı kaybından dolayı ölmektedir. Yani Amitraz ile Varroa tedavisi koloni ölümünü sadece 6 ay geciktirmektedir.

Ruhsatlı Bile Olsalar Piyasadaki Bazı İlaçların Etkisiz Olması:

Perizin ve Fumudil gibi Varroa’nın ve Nosema’nın tedavisinde kullanılan etkili ilaçların piyasadan kalkması arıcının Varroa ve Nosema ile mücadele yapamamasına neden olmaktadır. Çaresizlik içinde olan arıcıya ilaç diye sahte bazı bitki ekstreleri sunulmaktadır. Bu bitkisel kökenli preperatlar besleyici olarak ruhsatlandırılmaktadır. Bunlar mücadelede kimyasallar gibi etkin olmamaktadırlar. Özellikle Varroa’ya karşı etkinlikleri çok düşüktür ve bunlarla etkin Varroa mücadelesi yapılamamaktadır.

Macahel Arıcılık A.Ş.’de Yapılan Arı Sağlığı Çalışmaları

1. Macahel Arıcılık A.Ş.’nin Temel Petek Tesisi

Macahel Arıcılık projesinin başladığı ilk yıllarda temel petek tesisi kurulmuş ve steril temel peteklerle çalışılmaktadır. Bu sayede özellikle yavru çürüklüğü problemi yaşanmamaktadır.

 

2.2017- 2018 Yılında Yapılan Arı Sağlığı Çalışmaları

Çalıştığımız materyal canlıdır ve bu canlının sağlık sorunları da bulunmaktadır. Başından bu yana aldığımız önlemler ve Perizinle (Koumaphos) yaptığımız rutin Varroa mücadelesi sayesinde ciddi bir sağlık sorunu ile karşılaşmadık. Ancak Varroa parazitine karşı 2001 yılından bu yana kullandığımız Tarım Bakanlığı’ndan ruhsatlı Perizin’e 2015 yılında ulaşılamadı. Ulaşılamayan Perizinin yerine Perizin içerdiği bildirilen ve Tarım Bakanlığı’ndan ruhsatlı ABvarC ilacı piyasaya verildi. ABvarC Koumaphos 2015-2016-2017 yıllarında bizim işletmelerimizde de kullanıldı. Etkin maddesinin Koumophos olduğu bildirilen ilaç 2017 yılında Varroaya etkili olmamıştır. Bu sorun 2017 yılının Kasım ayında Köyceğiz’deki arılıkta fark edilmiş ve çözüm aranmıştır.

ABvarC’nin etkin maddesinin Koumaphos Perizin olduğu belirtilmesine rağmen etkin madde içermediği veya başka bir nedenle Varroa’ya etkili olmadığı kesindir. 2017 yılında tüm işletmelerimizde bu ilaç her zamanki dozlarda kullanılmış olmasına karşın önce Köyceğiz’deki arılığımızda, daha sonraları da diğer işletmelerimizde Varroa bulaşıklıklarının %5’lere yükseldiği saptanmıştır. Konu değerlendirilmiş ve Dünya’da Koumaphos’dan sonra en etkin ve bilinir kimyasal olan Flumetrin içerikli preparatla sorun çözülmüştür. 2017 – 2018 kışında Köyceğiz arılığında Flumetrin’le alınan sonuçlar esas alınarak 2018 ilkbaharı ve sonbaharında diğer işletmelerde de kullanılan Flumetrin preparatı ile işletmelerde Varroa bulaşıklığı %1’lerin altına düşürülmüştür.  Kullanılan Flumetrin dozu her koloniye ilkbaharda birer hafta ara ile 3 kez, sonbaharda yine birer hafta ara ile 3 kez olmak üzere ahşap çubuklarla verilmiştir. Her ahşap çubukta 3,6 mg etkin Flumetrin bulunmaktadır. Ahşap çubuktaki Flumetrin dozu ilacı temin ettiğimiz Veteriner tarafından hazırlanmıştır.

2018’de yapmış olduğumuz çalışmada ilaç kullanıldığı esnada ve sonrası aşamalarda kolonilerde arı ölümleri ve koloni gelişmeleri sürekli izlenmiştir. Hem ilacın kullanıldığı süreçte hem de daha sonraki süreçlerde normalin üzerinde arı ölümü gözlenmemiştir.  Kolonilerde gelişme sürecinin normal olduğu gözlenmiştir. Ayrıca sezon boyunca koloni kondisyonlarında da bir sorun gözlenmemiştir.

 

3. 2018-2019 Kışına Girerken Macahel Arıcılık İşletmelerindeki Koloni Adet ve Kondisyonları

 

Arılıklar genellikle izole alanlardadırlar. Dışarıdan bulaşmaya karşı korunaklıdırlar. Bal en önemli doğal besleme materyalidir. İşletmelerdeki bakım besleme şartları sistemli olarak yerine getirilmektedir. Varroa’ya karşı ilaçlama aksatılmadan rutin yapılmaktadır. ABvarC’nin etkisizliği zamanında fark edilmiş ve önlem alınarak risk ortadan kaldırılmıştır. Kolonilerde herhangi bir gelişme geriliği yaşanmamıştır. 2018 yaz aktif sezonunda da yaşanan yoğun koloni kayıpları bizim işletmelerimizde söz konusu olmamıştır. İşletmelerin 2018 – 2019 kışına giriş kondisyonları tabloda görülmektedir. Kışa girerken kolonilerdeki Varroa bulaşıklığı %1’in altına düşürülmüştür.

4. 2018 ve 2019 Yıllarında Ankara Arılıklarında Yapılan İlaç Testleri:

 2018-2019 Kışına Girerken 10 Koloniye Oksalik Asit Dumanı Verildi

Tarih: 10 Aralık 2018, Arılık: Kaplanderesi

İlaçı uygulamadan önceki 07.10.2018 tarihli kondisyon kayıtlarında arılı çerçeve 4-6, yavrulu çerçeve 1-2, bal stoğu da 10-15 kg’di. Oksalik Asit Tekkim marka idi. Oksalik Asit ısıtılarak duman aletle verildi. Oksalik Asit her koloniye 2 gr verildi. Uygulamadan sonra arıların uçuş deliğinde toplandıkları gözlendi. İlkbaharın ilk bakımlarında 10 koloninin 4 adedinin söndüğü görüldü. Diğer kolonilerde bir anormallik gözlenmedi. Hava şartlarına göre dumanın dozajlanmasının yapılamamasının sorun yarattığı kanaati oluştu.

30 Kolonide Pet Havlu ve Damlatma Oksalik Asit Testi

Tarih: 30.08.2019 Sıcak hava, Arılık: Kaplanderesi, koloniler yavrulu

Hammadde ve Dozlar: Petlere koloni başına 11,2 gr Oksalik Asit ve Gliserin emdirilmiş %0,04 Oksalik Asit

Petlerde damlatmada %0,4 bir litre şuruba 4 gr Oksalik Asit, beher koloniye 0,2 gr Oksalik Asit

Değerlendirme:

Bu dozlardaki Oksalik Asit Varroa’yı engelleyememiştir. Damlatma artışı durdurmuş ancak azaltmamıştır. Arı ölümleri şahitle paraleldir. Yavrularda herhangi bir sorun görülmemiştir. Her iki uygulamada da dozlar yetersiz kalmıştır.

10 Kolonide Oksalik Asit Damlatma Testi

Tarih: 15-20.09.2019

Arılık: Başağaç, koloniler yavrulu

Doz: %4’lük Oksalik Asit, beher koloniye 2 gr Oksalik Asit

 

Değerlendirme:

Bu dozda Oksalik Asitin Varroa’ya etkinliği net olarak görülmüştür. Uygulama öncesi testte 15.09.2019 Varroa bulaşıklığı %1,07’dir. Uygulamadan bir gün sonraki testte Varroa bulaşıklığı %0,23 düşmüştür. Beş gün sonraki Varroa bulaşıklığı %0,22’dir. Yavruda herhangi bir sıkıntı gözlenmemiştir.

20 Kolonide Damlatma ve Püskürtme Oksalik Asit Testi

Tarih: 09.10.2019

Arılık: Başağaç 20 kolonide test (10+10), koloniler yavrusuz döneme girmişlerdi.

Hammadde ve Doz: %4’lük Oksalik Asit 2 gr. Koloni hazırlanan çözelti püskürtme ve damlatma ile kolonilere verilmiştir.

Değerlendirme:

Püskürtme uygulanan kolonilerde iki günde 150 ölü arı gözlendi. Damlatma yapılan kolonilerde 39 ölü arı. Şahitlerde 39 ölü arı gözlendi.

5. Macahel Arıcılık İşletmelerinde 2019 Yılında Koloni Kondisyon ve Varroa Bulaşıklık Çalışmaları

İşletmelerin Koloni Adet, Kondisyon ve Varroa Bulaşıklıklarının İzlenmesi

2018-2019 ve 2019-2020 kışına girerken işletmelerin koloni adetleri ve toplam arılı çerçeve adetleri

Koloni kondisyonlarının takibi için 36 parametreye bakılan sistem oluşturulmuştur. İşletmelerin koloni kondisyonları aylık periyotlarla takip edilmiştir. Bu test 15 güne inmeli.

Tüm işletmelerde 3,6 mg/koloni Flumetrin uygulandı. (Bayvarol) 2 çubuk ilkbahar, 2 çubuk yaz aylarında verildi. Bazı arılıklarda 6 çubuk uygulandı.

Koloni kondisyon tespiti yapılırken aynı zamanda Varroa bulaşıklık testi paralel yapıldı. Varroa bulaşıklık testi her arılıkta 10’ar kolonide yapılmıştır. Bu testin arılıktaki toplam koloninin 1/10’una çıkartılması gerekiyor. 2018 kışına %0,50’nin altında bulaşıklıkla girildi. 2019 Mart ayına %0,21 ila %0,61 aralığında bulaşıklıkla çıkıldı. Mayıs-Haziran aylarında Ankara’da ilaç verilmedi. Bulaşıklık %1,61-%2,80 aralığına yükseldi. Bal üretim arılıklarında bunun yapılması gerekir. Eylül 2019’da Ankara’da da bulaşıklık %0,23-%0,74 seviyesine indirildi. Artvin ve Ankara’da Ekim ayında bulaşıklık %0,00-%0,57 düzeyine indirilmiştir.

Macahel Arıcılık A.Ş. işletmelerinde Ekim-Kasım aylarında Oksalik Asit uygulaması yapılmaktadır. Artvin ve Ankara’da Kasım ayında Oksalik Asit uygulanan kolonilerde Varroa bulaşıklığı %0,00 düzeyinde görülmektedir.

6. 2019 Sonbaharında Yavrusuz Dönemde Tüm Kolonilere Oksalik Asit Uygulaması:

Varroa mücadelesinde Oksalik Asit en azından 10 yıldır kullanılmaktadır. Oksalik Asit sıvı, damlatma, sıvı püskürtme, buharlama, kağıt havluya emdirilmiş formları yaygın olarak uygulanmaktadır. Varroa’ya karşı geliştirilmiş kontakt etkili preperatların geneli çevre ısısının 10-12°C ‘den yukarıdaki ısılarda etkili olmaktadırlar. Bu yüksek ısılarda kolonilerde yavru bulunmaktadır. Varroa’nın esas üreme ortamı kapalı larvalardır. Kontakt etkili ilaçlarla mumla kaplı larvalar üzerindeki Varroa’lara etkin bir mücadele yapılamamaktadır. Genelde kolonilerde yavrunun olmadığı dönem sonbahardır. Oksalik Asitin +5+10°C derece altında da Varroa’ya etkin olduğu bildirilmektedir. Yıl içinde kontakt etkili ilaçlarla, sonbaharda da düşük ısıda Oksalik Asit’le mücadele teorik olarak olabilir görünmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak;

  • Literatür taraması yapılmış,
  • ABD’de Oliver’in çalışmaları araştırılmış,
  • Almanya’da Oksalik Asit uygulamaları izlenmiş,
  • Türkiye’de arıcı bazında uygulamalar gözlemlenmiş,
  • Macahel Arıcılık A.Ş.’de 2018 kışına girerken 60-70 koloniye yapılan uygulama değerlendirilmiş,

Ethem Akyol’la bir proje kurgulanmış ve yürütülmektedir. Tüm literatürlerde Oksalik Asit’in yılda sadece bir kez verilmesi önerilmektedir. Bu nedenle arılıklarda kapalı yavrunun sıfırlandığı günlerde damlatma yöntemi ile Oksalik Asit’in verilebileceği kanaati oluşmuş ve uygulama yapılmaktadır. Ethem Akyol’un yaptığı çalışmanın sonuçları da bu uygulamanın yapılabileceğini doğrulamaktadır.

7. Ethem Akyol’la Yapılan Oksalik Asit Çalışmaları:

a. Varroa’ya Oksalik Asit uygulama testleri için Ethem Akyol’a Nisan 2019’da 40 adet koloni verildi. Bu koloniler 2018 sonbaharında Varroa için yoğun ilaçlandığından ilkbaharda araştırma için Varroa bulaşıklığı yeterli görülmedi ve deneme ertelendi.

b. Sıcak aylarda Oksalik Asit’in kolonilere olumsuz bir etkisinin olup olmadığını görebilmek için Niğde’de ve Ankara’da pet havlu ve damlatma yöntemleri 10’ar kolonide test edildi. Ankara’da damlatma yönteminde 0,2 gr Oksalik Asit / koloni, Niğde’de 2 gr Oksalik Asit / koloni uygulandı. Niğde ve Ankara’da pet havluya emdirilmiş Oksalik Asit 11,2 gr / koloni kullanıldı. Niğde’de ve Ankara’da kolonilerde hiçbir olumsuzluk görülmedi.

c. Yılın başında düşünülen deneme Niğde’de Ağustos ayında başlatıldı.

d. Kasım ayı itibarı ile Niğde’deki test sonuçları tablodadır.

Ethem Akyol’un Geliştirdiği Tablodan Çıkan Sonuçlar:

8 alternatif ilaç ve şahit parselde birer aylık ara ile test sonuçları: İlaç uygulanmadan önce ve ilaç uygulandıktan sonra Varroa bulaşıklığına bakılmıştır. Bütün ilaçların Varroa’yı azalttığı görülmüştür. Ancak 3 uygulama sonunda belirlenen Varroa bulaşıklığı %0.128 ile %1.335’dir. Yani Varroa sıfırlanamamıştır.

Şahit parselde üç ayda Varroa bulaşıklığı %4.603’den %27.908’e yükselmiştir. %27.908 bulaşık kolonileri tedavi edip üretime döndürülmesi mümkün değildir. Bir başka ifade ile Varroa mücadelesi bir sezon yapılmadığında o kolonilerin yaşatılması olanaksız görülmektedir.

Özetle:

Tüm Türkiye’de arı sağlığı sorunları nedeni ile %50’ye varan koloni kayıpları yaşanırken Macahel Arıcılık A.Ş. işletmelerinde hijyenik temel peteklerin kullanılması, ilaçların etkinliği ve kolonilerin yakın takibi ile arı sağlığında da bir sorun yaşanmamıştır.

2017 yılında kullanılan Varroa ilacının etkisiz olduğu görülmüş, 15 ilaç test edilmiştir. 3.6 mg/koloni doz Flumetrin’in en etkili ilaç olduğu belirlenmiş,

2018 yılında tüm kolonilere tahta çubuklara emdirilmiş Flumetrin uygulanmış ve Varroa bulaşıklığı %1’in altına indirilmiştir.

2019 yılında ruhsatlı 3,6 mg/koloni Bayvarol (Flumetrin) 4-6 doz uygulama ile bulaşıklık %1’in altında tutulmuştur. Kolonilerin yavrusuz döneme girdiği Kasım-Aralık aylarında 2 gr/koloni doz damlatma Oksalik Asit uygulanmıştır. Oksalik Asit uygulamasından sonra yapılan testlerde Varroa bulaşıklığının sıfır düzeyine indiği görülmüştür.